Dünya AIDS Günü 2025 Ortak Bildirisi AIDS’siz Bir Gelecek Hâlâ Mümkün Mü? 1 Aralık Dünya AIDS Günü, AIDS ile ilişkili ayrımcılık, damgalama, ötekileştirme gibi her biri önlenebilir sebeplere bağlı olarak yitirdiğimiz insanları hatırlamak, damgalama ve ayrımcılığı sona erdirmek için verilen küresel, bölgesel ve kişisel mücadeleleri onurlandırmak ve herkes için AIDS’siz bir geleceği hep birlikte inşa etmek için bir toplanma çağrısıdır. Ancak bir Dünya AIDS Günü’nde daha, 1981’den beri hayatımızda olan AIDS etrafındaki eşitsizliklerin azalması şöyle dursun, büyük bir hızla artışına tanıklık ediyoruz. Oysa bilimsel alandaki gelişmeler oldukça olumlu. Bu gelişmeler, AIDS’in bir halk sağlığı tehdidi olarak 2030 yılına kadar sona erdirilmesi hedefine ulaşmanın gayet mümkün olduğunu doğruluyor. Bugün; günde sadece tek tablet ve hatta uzun süre etkili enjeksiyonlar biçimini alan etkin ilaç tedavisi (ART), etkin bir bulaş önleyici olarak PrEP/TÖP ve en önemlisi, etkin tedavi altındaki HIV pozitiflerin cinsel partnerlerine virüsü bulaştırmayacağını bilimsel olarak kanıtlayan Belirlenemeyen = Bulaştırmayan (B=B) gibi güçlü ve etkililikleri tartışılmaz araçlara sahibiz. Öyle ki Dünya Sağlık Örgütü, HIV ilaç tedavisi ve Belirlenemeyen = Bulaştırmayan sayesinde cinsel yolla HIV bulaş riskinin sıfır olduğunu ve bunun dünya genelinde sıfır yeni HIV olgusu hedefine ulaşmadaki en etkili araç olabileceğini resmî olarak ilan etmiş durumda. Ancak politik ve sosyal alanlar, bilim ile eş zamanlı ilerlemeler sunmaktan bir hayli uzak. Küresel AIDS cevabı, kendi tarihinin en ciddi gerilemesi ve koordinasyon kaybı ile karşı karşıya. Geniş ölçekli ve yaygın fon kesintilerine ek olarak insan hakları ortamının kötüleşmesi, en temel önleme ve tedavi hizmetlerini dahi aksatmaya başladı. OECD projeksiyonlarına göre 2025 yılında, 2023’e kıyasla %30 ila %40 oranında fon kaybı görülecek. UNAIDS’in modelleme çalışması ise önleme çabalarının kesintilerden önceki seviyesine getirilmemesi durumunda 2025 ile 2030 yılları arasında daha önce öngörülenlere ek 3,3 milyon yeni HIV olgusunun ortaya çıkabileceğini öngörüyor. Yani fon ve politik iradesizlik krizi, AIDS ile küresel ortak mücadelede uzun yılların sistemli çalışmaları sonucu kazanılan ilerlemenin kırılganlığını göstermekle kalmayıp bu kazanımların hızla kaybına sebep oluyor. Bu politik ilgisizliği ve iradesizliği uzun yıllardır deneyimleyen Türkiye ise, tıpkı yoğun etkileşimde olduğu MENA ve EECA bölgeleri gibi, yeni HIV olgularının ve HIV ile ilişkili damgalama, ayrımcılık ve buna bağlı hak ihlallerinin yükseldiği bir ülke olmaya devam ediyor. Yani; damgalama, ayrımcılık ve temel insan hakları ihlalleri, AIDS’in sona erdirilmesi hedefinin önünde hâlâ en büyük engel. UNAIDS 2024 Küresel AIDS Güncellemesi, 42 ülkede insanların en az %47’sinin HIV ile yaşayanlar aleyhinde ayrımcı tutumlar bildirdiğini, bunun 2025 hedefinin neredeyse beş katı olduğunu vurguluyor. Küresel HIV ile Yaşayanlar Ağı (GNP+) tarafından yayınlanan Damgalama Ölçeği (Stigma Index) 2.0 Raporu ise HIV ile yaşayanların en az %13’ünün en temel tedavi hizmetlerine erişirken; yani en güvenilir alanlar olması gereken hastanelerde dahi damgalandıklarını söylüyor. Bütün bunlar bir kez daha gösteriyor ki, küresel AIDS hedeflerine ulaşmak sadece ve sadece sivil toplumun eşit haklara ve kaynaklara sahip bir paydaş olarak tüm süreçlere dâhil edilmesiyle ve özneleri merkeze alan, insan hakları temelli bir yaklaşımla mümkün olabilir. Ancak tablo bunun tam tersi. Tamamen kesilen ya da azalan fonlar, HIV önleme, destek ve farkındalık çalışmalarının bel kemiği olan sivil toplumun çözüm üretme ve hizmet sunma çabalarını büyük oranda zayıflatmış durumda. - Çağa ve Akla Uygun Bir AIDS Cevabı için HIV Sivil Toplumunun Önerileri Bu olumsuz tabloya rağmen, ülkemizin potansiyeline ve milletimizin zorlukları aşmayı bilen mücadeleci karakterine yakışır bir başarı hikâyesi yazabileceğine dair inancımızı ve bu başarı hikâyesine yüksek katkı verme motivasyonumuzu Dünya AIDS Günü vesilesiyle bir kez daha yineliyoruz. Bu bağlamda, tüm paydaşları başarılı bir AIDS cevabı için aşağıdaki önerilerin hayata geçirilmesi konusunda ortak savunuculuğa davet ediyoruz: 1. Kendin yap/kendi kendine HIV testlerinin önündeki yasal engellerin kaldırılarak HIV testlerine erişimin kolaylaştırılması, 2. Önemli ve yaygın bir önleme aracı olan PrEP/TÖP’ün, HIV ile mücadelede başarılı olmuş ülkelerdeki gibi kolayca erişilebilir hâle getirilmesi, 3. Belirlenemeyen = Bulaştırmayan gibi bilimsel konsensüslerin resmî tedavi rehberlerine dâhil edilmesi ve bu güçlü mesajın hem sağlık sistemi hem de halk sağlığı perspektifinde yaygınlaşması, 4. Türkiye HIV/AIDS Kontrol Programı’nın günün ihtiyaçlarına göre yenilenmesi, eylem planının hazırlanması ve ortak hedeflere uyumlu sivil toplum faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için kamu bütçesinden kaynak aktarılması. Çünkü AIDS’siz, ayrımcılık ve damgalamasız bir nesil hedefi hepimizin ortak hedefi ve sorumluluğudur. Hep birlikte çalışır, öznelere hak ettikleri değeri verir ve onları hareketin liderliğine konumlandırırsak hem eşitsizlikleri hem de AIDS’i sonlandırabiliriz. Kırmızı Kurdele İstanbul & Pozitif Yaşam Derneği #AIDSsizBirGelecekHalaMümkünmü